22 Mart 2015 Pazar

Papağan Reddiyesi.

Öncelikle Merhaba beni ciddiye alıp okuyan insanlar!
Aslında blogum için başka yazılar hazırlamıştım..Ve onlar ‘’Anneeğ!Paylaş biziii’’ diye çığlık atıyorlardı.Ben de onları paylaşmamak için direniyordum.Hala direniyorum gerçi ama eski ileri görüşlü arkadaşlarım sayesinde tabiri caizse cinlerim tepemde horon etmeye başladılar.Zaten çok severler tepemde horon etmeyi.Tepem boş arazi ya!
Türkçenin yozlaştırılması hakkında attıkları bir çok posta rastgeldim sosyal medya hesaplarında.Arapça-Farsça bir kelime kullanınca yozlaştırmış oluyoruz ama İngilice-Fransızca bir kelime kullanınca ‘’alafranga insan.. ‘’Kamil insan’’ mertebesine erişiyoruz.Bu ne özentilik? Ve örümcek beyinlilik? Şayet bir görüşü savunuyorsanız o görüş için her zaman aynı imajı sergilemeniz gerekmekte.Bir gün başka bir gün başka olamazsınız.Bu vatanseverlik değil aksine vatan sevmezlik.Kusura bakabilirsiniz .Bu mu yozlaşmamış dilimiz? Bu mu başka dillerin içine hapsedemediği dilimiz?Bir dilde kullanılan kelimeler tarih içerisinde yaşanmışlıklar barındırır bünyesinde…Dolayısıyla o dile nüfuz eder.Yani Eskiden beri süregelen kelimeleri dilimizden def edince sığlaşan bir dil kalır elimizde…O zamanda da elimizde kelime kalmaz..Ya da bize aşırı gelir kullandığımız şeyler.

En sinir olduğum insan tipi varan bir : Dilimiz yozlaşıyor naraları atıp ben dil biliyorum canım edasıyla konuşurken illa yabancı bir kelime kullanan ahmaklar. Kızın ağzından Türkçe kelimeyi kerpetenle de alamıyoruz vinç lazım vinç. Varan iki ise onları yücelten avanaklar.Sen konuşurken ingilizce bir kelime ekledin diye sana madalya mı vermem lazım? Sen batı dili kullanınca medeni,ben doğu dili kullanınca geri kafalı.Yok öyle bir dünya.Ya da var sanırım... Ben de  dil öğrendiğimde kendime ve diğer insanlara faydalı olmalıyım düsturu var.Başkalarına hava atmak için ya da ''dil bilen papağanlığı’’ yapmak için dil öğrenilmez.Amaç bu olmamalıdır. Yozlaştırılmayan dilimizle iyi blog yazıları yazmalar bana.Selametle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder